Allah, İman Edenlere Cenneti Ne Söz Verdi?
Ahmet Bunat – Araştırmacı Yazar
Dünya hayatı, bizleri kimi zaman meşguliyetlere, kimi zaman da unutuşa sürüklüyor. İş, güç, geçim derdi, hayatın karmaşası içinde esas olanı unutabiliyoruz: Bu hayat bir imtihandır ve asıl yurt, bu dünya değil; ahirettir. Allah (c.c.), iman edenlere, bu dünyada sabırla, güzel amellerle ve ihlasla yaşayanlara, yüce bir müjde vermiştir: Cennet.
Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette, iman edenlerin ve salih amel işleyenlerin mükâfatının cennet olduğu bildirilir. Bu söz, Rabbimizin kelamıdır; ne eksik olur ne de yerine gelmez. “Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara, zemininden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler ve hoş meskenler vaat etti. Allah’ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte bu, büyük kurtuluştur.” (Tevbe Suresi, 72)
Bu ayet bize iki büyük müjde veriyor:
Birincisi, Allah’ın iman eden kullarına cenneti vaat etmesi.
İkincisi, cennetin de ötesinde, Allah’ın rızasını kazanmak.
Cennet, tasavvur sınırlarımızı aşan bir mükâfat. Ne göz görmüş, ne kulak işitmiş, ne de bir insanın kalbine düşmüş. Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurur: “Allah, salih kulları için cennette öyle nimetler hazırlamıştır ki, hiçbir göz görmemiş, hiçbir kulak işitmemiş, hiçbir insanın aklından geçmemiştir.” (Buhari, Müslim)
Ancak dikkat edilmeli ki Allah’ın bu vaadi, yalnızca “iman ettim” demekle değil; bu imanı hayatında yaşamakla mümkündür. Dil ile iman edip, kalp ile tasdik edip, salih amelle bunu süslemek gerekir.
Bugün insanlık, çok şeyin peşinde. Daha iyi bir ev, daha yüksek bir maaş, daha hızlı bir araba… Ama asıl arayış, huzur ve kurtuluş olmalı. Ve bu da ancak Allah’a yönelmekle, ahiret yurdunu unutmamakla mümkün. Zira dünya geçici; cennet ise ebedîdir.
Son olarak, Kur’an’da Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“Şüphesiz Rabbimiz Allah’tır deyip, sonra dosdoğru olanlara, melekler iner ve der ki: Korkmayın, üzülmeyin. Size vaad olunan cennetle sevinin.” (Fussilet, 30)
Ne güzel bir müjde, ne yüce bir söz!
Allah bizleri bu sözün muhatabı olanlardan eylesin. Amin.