enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,1846
EURO
52,9954
ALTIN
6.703,28
BIST
14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
11°C
İstanbul
11°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Çok Bulutlu
13°C
Pazar Hafif Yağmurlu
12°C
Pazartesi Çok Bulutlu
14°C
Salı Az Bulutlu
16°C

Bir Taşla Yazılanlar”

18.10.2025 23:27
7
A+
A-

“Bir Taşla Yazılanlar”

Yazan: Ahmet Bunat
Alanya Gazetesi – Genç Kalemler / İlim, Bilim, İrfan Serisi

“Gençler, bir taşı yerinden oynatmadan ilim olmaz…”

Alanya’nın iç kesimlerinde, Toroslara yaslanan bir köy vardı. Bu köyde, adına sadece “Hoca Dede” denilen yaşlı bir adam yaşardı. Ne kimliği bilinirdi, ne de yaşı. Ama bildiği çok şey vardı; öyle çok ki, herkes ona sorular sorar, o da taşın altından çıkarır gibi cevaplar verirdi.

Bir gün, şehirden gelen bir grup lise öğrencisi, sosyal sorumluluk projesi kapsamında bu köye geldi. Amaçları, köydeki yaşlılarla röportaj yapmak, geleneksel bilgeliği kayıt altına almaktı.

Hoca Dede onları bekliyordu. Beyaz sakalının ucundan su damlıyordu, demek ki abdestini yeni almıştı. Gülümseyerek konuştu:

“Hoş geldiniz, siz şehir çocukları. Bakalım taşın altına bakmaya hazır mısınız?”

Gençlerden biri hemen telefonunu çıkardı. “Sizi kaydedebilir miyiz?” dedi. Hoca Dede gülümsedi:

“Evladım, kaydet. Ama kayda alınacak olan benim sözüm değil, senin idrakindir.”

“Bilim nedir bilir misiniz?”

Hoca Dede, cebinden küçük, yassı bir taş çıkardı. Üzerinde eski harflerle bir şeyler yazılıydı.

“Bakın çocuklar. Bu taş, dedemin dedesinden kalma. Üzerinde ‘ilim, hikmet ve sabır’ yazıyor. Ama dikkat edin; bu taş bin yıl sonra bile değişmedi. Bilim de böyledir. Değişen teknoloji değil, anlayış biçimimizdir. İlmin özü sabırdır. Sabır olmadan bilim, bilgi değil; sadece veri olur.”

Gençlerden biri sordu:

“Peki biz ne yapmalıyız Hoca Dede?”

“Zekânızı ışıkla değil, irfanla yakacaksınız.”

Hoca Dede bastonuna yaslandı. Dağlara doğru baktı:

“Genç adam, ilim dediğin şey Google’da aranmaz. Bilim, sadece laboratuvarda üretilmez. Evvela ahlâk, sonra merak, ardından da emek gerekir.

Bilgisayar zekayı artırır, ama irfanı artırmaz. İrfan; edep ister, gözlem ister, dinlemek ister. Kalp ister evladım… Kalp…”

“Bir gün bu taşı siz taşıyacaksınız.”

Gün batarken, Hoca Dede taşı bir mendile sardı ve gençlerin ellerine verdi:

“Bu taş artık sizindir. Ama sadece biriniz değil; hepinizin. Bu taş ilmin, bilimin, irfanın hatırasıdır.
Her sınavdan sonra değil, her çöküşten sonra elinize alın. Ve hatırlayın:

‘Taş yerinden oynamadan irfan gelmez. Zihin açılmadan ışık inmez.’”

Son Söz – Gençlere Mektup

Ey genç kardeşim, bu satırları okuyorsan, sen de artık o taşı taşıyorsun. İlim, kitaplardan önce niyette başlar. Bilim, denklemlerden önce dürüstlük ister. İrfan ise… O, susarak anlaşılır.

Sana düşen, zihnini değil, kalbini de eğitmektir.

Unutma:
İlim seni alim yapar.
Bilim seni güçlü yapar.
İrfan seni insan yapar.

— Ahmet Bunat
Alanya / 2025

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI